Bu ders notu
  • 2250 kişi okudu


Osmanlı Devleti’nde Divan-ı Hümayun

Bu ders notu sizce ne kadar yararlı?

Sadrazam (Vezir-i Azam)

–          Padişahın mutlak vekili olup, padişahtan sonra en yetkili kişidir.
Sadrazam (Vezir-i Azam)

–          Padişahın mutlak vekili olup, padişahtan sonra en yetkili kişidir. Sadrazam padişahın mührünü taşırdı.

–          Sadrazam olabilmenin şartı Türkçe bilmek ve Müslüman olmaktı.

–          Padişah adına sefere…

Sadrazam (Vezir-i Azam)

–          Padişahın mutlak vekili olup, padişahtan sonra en yetkili kişidir. Sadrazam padişahın mührünü taşırdı.

–          Sadrazam olabilmenin şartı Türkçe bilmek ve Müslüman olmaktı.

–          Padişah adına sefere katıldığında “Serdar-ı Ekrem” unvanını alırdı.

–          Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nden itibaren Divan’a başkanlık yapmaya başlamışlardır.

–          Sadrazamlık makamına “Paşa Kapısı” veya “Bab-ı Ali” adı verilmiştir.

 

Kubbealtı Vezirleri

–          Devlet işlerinde sadrazama yardımcı olan görevlilerdir.

–          Bir kişinin vezir olabilmesi için beylerbeyi ve sancakbeyi gibi görevlerde bulunması gerekiyordu.

 

Kazasker (Kadıasker)

–          Askeri davalardan, eğitim ve adalet işlerinden sorumludur.

–          Kazasker olabilmek için Türk ve Müslüman kökenli olmak ve medrese çıkışlı olmak gerekiyordu.

–          İlk kazaskerlik makamı I. Murat Dönemi’nde oluşturulmuştur.

–          Kadı ve müderrislerin atamalarını yapar görevden azlederdi.

–          Rumeli kazaskerleri kıdem bakından Anadolu kazaskerinden daha önde yer almıştır.

Not: Başkent kadısı öneminden dolayı padişah tarafından atanırdı.

 

Defterdar

–          Devletin her türlü mali işlerinden sorumlu görevlidir.

–          Bütçeyi hazırlamakla görevlidir.

–          Rumeli defterdarı kıdem bakımından Anadolu defterdarından daha üstündür.

 

Nişancı

–          Padişah adına yazılan belgelere tuğra çekerdi.

–          Fethedilen arazilerin kayıtlarını tutar ve “Tahrir Defterleri”ne kaydederdi.

–          Nişancı, devletin tüm kanunlarını iyi bilmek durumundaydı.

 

Reis’ül Küttap

–          Önceleri nişancıya bağlı bir katipken XVII. Yüzyıldan itibaren dış işlerinden sorumlu hale getirilmiştir.

 

Şeyh’ül İslam (Müftü)

–          Divanın daimi üyesi değildi. Görüşü alınmak üzere divan toplantılarına katılırdı.

–          Divanda alınan kararların İslam dinine uygun olup olmadığı konusunda karar verirdi.

–          Şeyh’ül İslam’ın verdiği kararlara “Fetva” denirdi.

–          Şeyh’ül İslamlar Kanuni Sultan Süleyman zamanında sadrazam ile eşit konuma gelmiştir.

 

Yeniçeri Ağası

–          Divanda alınan kararları yeniçerilere bildirmek üzere divan toplantılarına çağrılır ve görüşleri alınırdı.

–          İstanbul’un güvenliğinden sorumludur.

 

Kaptan-ı Derya

–          Donanma komutanıdır.

 

 

NOT: Kpsscafe.com tarafından hazırlanan bu ders notu  “www.kpsscafe.com.tr” şeklinde aktif link verilmeden kesinlikle kullanılamaz. Aksi takdirde tüm yasal girişimler yapılacaktır.

Okunma Sayısı 2250
Ders notunu okumak için tıklayın

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir